Yeni Ölçme ve Değerlendirme Sistemi

 

Üniversitemiz ölçme ve değerlendirme sisteminde, daha adil ve doğru bir değerlendirmenin sağlanması amacıyla bazı değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişiklilerin genel çerçevesi özet olarak şu şekildedir:

 

  • Notların değerlendirilmesi ve başarı notunun tespit edilmesinde daha önceki sistemde üniversitemiz birimlerinde farklı düzeylerde belirlenen “alt limit” uygulaması kaldırılmıştır. Başarı notları tamamıyla öğrencinin bulunduğu sınıfın başarı ortalamasına göre belirlenmektedir. Alt limitin olmaması, öğrencilerin özellikle başarının düşük olduğu sınıf düzeylerinde daha düşük ham notlar ile daha yüksek harf notlarına ulaşabilmesini sağlamaktadır. Ancak, başarının yüksek olduğu sınıflarda yüksek harfli nota ulaşabilmek için daha yüksek ham not alınması gerekmektedir.
  • Başarı notunun tespit edilmesinde daha önceki sistemde birimlerimizde farklı düzeylerde belirlenen “yarıyıl sonu sınav limiti” uygulaması kaldırılmıştır. Eski sistemde “yarıyıl sonu sınav limiti”nin 45 olarak uygulandığı bir birimde ara sınavdan 100 notunu almış bir öğrenci yarıyıl sonu sınavından 35 alması durumunda ortalama ham notu 61 olmasına rağmen bağıl değerlendirmeye dahil edilmeyerek doğrudan FF ya da FD notu alıyordu. Yeni sistemde “değerlendirmeye katma limiti” olan 35 notu üzerinde ham başarı notuna sahip olan öğrenciler değerlendirmeye katılmakta ve harfli notları sınıf ortalamasına göre belirlenmektedir.
  • Yeni sistem notların tespitinde temel olarak iki yöntemi barındırmaktadır. Bu yöntemler değerlendirmeye katılan öğrenci sayısına ve notların standart sapmasına göre birbirinden ayrışmaktadır.
  • Bağıl sistem, notların tespitinde istatistiksel olarak doğru bir değerlendirme yapılabilmesi için öğrenci sayısının en az 10 olmasını, ayrıca not dağılımının standart sapmasının 8 veya üzerinde olmasını gerektirmektedir. Bu şartların sağlanması durumunda Üniversitemiz Ölçme ve Değerlendirme Uygulama Esaslarının 8. maddesindeki “Yöntem 2” uygulanmaktadır. Bu yöntem alt limitin kaldırılmasıyla birlikte özellikle yüksek not almış öğrenciler için daha avantajlı bir dağılım sağlamaktadır. Söz konusu yöntem ülkemizde birçok üniversitede kullanılan ve geçerliliği kabul edilmiş bir yöntemdir.
  • Öğrenci sayısının 10’un altında olduğu veya standart sapmanın 8’in altında olduğu durumlarda “Yöntem 2”nin kullanılması yoluyla doğru bir başarı değerlendirmesi yapmak mümkün olmamaktadır. Bu durumda notların mutlak yönteme göre hesaplanması gerekir. Ancak, üniversite olarak öğrencinin başarısının, bulunduğu sınıfın başarısı ile birlikte şekillenmesi gerektiği yönündeki prensibimiz doğrultusunda salt mutlak sistem kullanmak yerine ilgili uygulama esaslarında “Yöntem 1” olarak izah edilen ve öğrenci başarı notunun, bulunduğu sınıfın başarısına göre şekillenmesini sağlayan bir değerlendirme sistemi uygun görülmüştür. Bu yöntemle not dağılımı çok yakın aralıklarda sıkıştığında (55-75 puan) bilenle bilmeyenin net bir şekilde ayırt edilmediği düşünülerek öğrencilerin kazanımların ne kadarına ulaşabildiğine göre değerlendirme yapılması sağlandı. Öğrencinin derslerde belli bir kazanıma ulaşmadan AA gibi yüksek harf notunu almasını beklemek de doğru bir yaklaşım olmayacaktır.

 

Sonuç olarak, üniversitemizde başarı notlarının tespitinde öğrencinin bulunduğu sınıfın genel başarı düzeyinin dikkate alınması tüm dünyada ve ülkemizdeki diğer yükseköğretim kurumlarında da yapılan uygulamalar çerçevesinde şekillendirilmiştir. Bu durum, istatistiğe dayalı başarı değerlendirmesi ilkelerine de uygundur.